Bobath Terapistleri

Serebral Palsi ve Ağrı

SEREBRAL PALSİ VE AĞRI

  Ağrı, uluslar arası tanımlamalarda vücudun herhangi bir bölgesinde hissedilen, belirli bir nedene bağlı olan veya olmayan, kişinin geçmişteki deneyimleri ile ilgili duyusal ve psikolojik yönlerden hoş olmayan bir duygu deneyimi olarak belirtilmektedir.
Serebral Palsi (SP) gibi gelişimsel problemleri olan çocuklarda ağrı yaygın bir sorundur ve hem çocukluk hem de yetişkinlik çağıyla ilişkilidir. Yapılan bir araştırmaya göre SP’li çocukların %70’inde bir saat ya da daha uzun süreli devam eden ağrı yakınmalarının olduğunu ve bu yakınmalara sahip çocukların %64’ünün ağrıyı ciddi bir sorun olarak tanımladıklarını bildirmektedir. SP’li çocuklardaki devam eden ağrı, yaşamın her alanında zararlı ve bozucu etkiye sahiptir ve motivasyon kaybı, depresyon, endişe, konsantrasyon kaybı ile sonuçlanabilir. Ayrıca, ağrı, üretkenliği ve çocuğun aile ve toplumdaki rolünden memnuniyeti engelleyerek yaşam kalitesi ile günlük yaşama katılımın azalmasına neden olabilir. 

SP’de Ağrı Nedenleri

SP’li çocuklarda ağrı oluşturan pek çok faktör vardır. Ağrının bir kısmı çeşitli kas-iskelet sistemini etkileyen faktörlerden kaynaklansa da son zamanlarda yapılan çalışmalarda ağrının ortaya çıkışının daha karmaşık süreçlerden etkilendiği belirtilmektedir. SP’de ağrıya neden olan faktörler şu şekilde özetlenebilir;

a. Kas-iskelet sistemine bağlı nedenler: Aşırı kasılma ve duruş bozuklukları erken dönemden itibaren eklem yerlerinde yapısal değişikliklere neden olabilmektedir. Ayrıca; kalça çıkıkları diz kapağı kemiğinin çeşitli yönlere kayması, ayak ve ayak bileğinde zaman içerisinde oluşan deformasyonlar, kıkırdak dokulardaki yıpranmalar, omurga ve leğen kemiklerindeki eğrilikler ile kas kısalıkları ağrıya neden olan ortopedik deformitelerdir. Kemiklerdeki düşük mineral yoğunluğu da kırık ve ağrıyla sonuçlanabilmektedir. Yetişkin SP’lilerde daha çok sırt, kalça ve bacaklarda ağrı oluşmakta ve bu ağrılar yürümeyi de engellemektedir. İstemsiz hareketlerin görüldüğü diskinetik çocuklarda boyun, omuz ve baş ağrıları görülebilmektedir. Tüm vücut tutulumlu çocuklarda ise en çok dizlerde ağrı görülmektedir. 

b. Sinir-kas sistemine bağlı nedenler: SP’nin sonuçlarından biri olan spastisite, nedeni tam anlaşılmamakla birlikte ağrıya neden olabilmektedir. Ayrıca spastisitenin yol açtığı yapı ve işlev bozuklukları da ağrıya neden olabilmektedir. Kas ve eklem problemlerinin haricinde, spastisite,;dolanım, solunum ve sindirim sistemlerini de etkileyebilir. Vücudun çeşitli yerlerindeki sinir sıkışmaları ya da sinir hasarları da ağrıyla sonuçlanabilmektedir. Ayrıca, tutulum olmayan tarafın daha çok kullanılması ağrıya neden olabilmektedir. 

c. Sindirim sistemi ve beslenmeyle ilişkili faktörler: SP’li çocuklarda sık rastlanılan yutma güçlükleri, reflü, gastrit ve ülser gibi mide problemleri, kabızlık, tüp ile beslenme ağrıya neden olabilir. Kötü beslenmenin bir sonucu olan obezite de eklemlerde hasar yaratabilmektedir.

d. Cerrahi nedenler: Kas gevşetme, tendon uzatma, baklofen pompası yerleştirilmesi, kemik cerrahileri, omurga eğriliklerine yönelik cerrahiler gibi uygulamalar ağrıya neden olabilir. Botolinum toksin enjeksiyonu da ağrıya neden olabilmektedir.

e. Diş ağrıları: SP’li çocuklarda diş ve çene eklemi ağrıları bildirilmiştir.

f. Tıbbi uygulamalara bağlı nedenler: Yapılan enjeksiyonlar, anestezi uygulamaları, beslenmeye yönelik tüp yerleştirmeleri ağrılı olabilmektedir.

g. Rehabilitasyondan kaynaklanan ağrılar: Germe egzersizleri, güçlendirme egzersizleri, seri alçılama, elektriksel kas uyarımları ve posizyonlama cihazları ayrıya neden olabilmektedir. Ayrıca ortez ve splintler de zamanında yenilenmediği takdirde uygun olmayan noktalardan uygulanan basınç nedeniyle özellikle ayak ve çevresinde ağrı oluşumuna yol açabilir. 

Ağrıda Değerlendirme ve Müdahale Yöntemleri

  Ağrıya yol açan nedenlerin belirlenmesiyle SP’li çocuklardaki ağrı daha iyi kontrol edilebilir. Ağrının kontrol edilmesinde en iyi başlangıç çocuğun kendisi ya da ailesi tarafından ağrının sorgulanmasıdır. Ağrı değerlendirmesinde sağlık profesyonellerinin kullanabileceği çeşitli ölçekler mevcut olmakla birlikte, özellikle zihinsel durumu yeterli olmayan çocuklarda ve küçük çocuklarda ağrı değerlendirmede kriter olarak ağlama, kasılmalardaki artış, inleme, yüz ifadesi gibi belirtiler dikkate alınmaktadır. Yapılan bir araştırmada aileler en çok ağlama, aktiviteye katılmama, rahatsızlık, inleme, dokunmaya karşı hassasiyet, kasılma artışı, uyku süresinde azalma durumlarının ağrı ile ilişkili olduklarını bildirmişlerdir. Ayrıca, ağrı çeken çocukların, salya akması, yanakların kızarması, gülme, dili dışarı çıkarma ve kendine zarar verme gibi davranışlar sergiledikleri bildirilmiştir. Bu nedenle, ailelerin ya da bakım verenlerin SP’li çocuklardaki ağrı davranışlarını gözlemlemesi ve bilmesi önem taşımaktadır. Böylelikle ağrının oluşmuş olduğu durum ve zamanla ilgili tahmin yapılabilir ve ağrıya yönelik müdahalenin doğru zamanda yapılmasıyla ağrı daha iyi kontrol edilebilir. 

  SP’lilerde görülen ağrıyı gidermede kullanılan müdahale yöntemleri değerlendirildiğinde, çeşitli uygulamaların olduğu görülmektedir. Ancak; gevşeme eğitimi ve danışmanlık gibi psikolojik destekler; sıcak-soğuk uygulama, masaj ya da ağrıya yönelik elektriksel tedaviler gibi fiziksel yaklaşımların özellikle kronik ağrıyı azaltmada yetersiz kalmaktadır. Egzersiz ise ağrıyı rahatlatmada en etkili müdahalelerden biridir. Yapılan araştırmalar egzersizin ağrıyan bölge sayısını azalttığını göstermektedir. Ek olarak yorgunluk seviyelerinde de azalmayı sağlamaktadır. Düzenli yüzme ve su içi aktiviteler ile pozisyonlamanın ağrı ile baş etmede etkili olduğu bilinmektedir.

  Sonuç olarak, SP hem çocukluk hem de erişkin dönemde ağrı ile ilişkilidir. Araştırmalar da ağrı sıklığının SP’de yüksek olduğunu vurgulamaktadır. Bu nedenle ailelerin ve SP’li çocuklarla ilgilenen uzmanların ağrı konusundaki bilgi düzeylerinin ve farkındalıklarının arttırılması bu çocukların yaşam kaliteleri açısından önemlidir. 
 
Uzm. Fzt. Cemil Özal, Uzm. Fzt. Meltem Yazıcı, Uzm. Fzt. Ayşe Numanoğlu
Danışman: Prof. Dr. Mintaze Kerem Günel
Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Doktora Programı 

Bobath Terapistleri Bahçelievler 29.Sokak No:34/1 Çankaya/ANKARA T: +90 (312) F: +90 (312) - info@bobathterapistleri.org
İşbu sitenin tüm hakları saklıdır. Web sitesi içerisindeki dökümanlar ve resimler kaynak gösterilse dahi, izin alınmadan başka web sitelerine, ticari yayınlara aktarılamaz, kopyalanamaz. © 2013
Web Tasarım